Kategori:
haberler

Boşanmış Ailelerin Çocuklarının Ebeveynlerince “Haczedilmesi”nin Önüne Geçilmelidir!

  • Kamuoyunda Çocuk Haczi olarak bilinen, boşanmalarda “Velayeti alan tarafın, boşandığı eşiyle “çocuk üzerinden” hesaplaşması nedeniyle ortaya çıkan psikolojik baskı, çocukta “Ebeveyne Yabancılaşma Sendromuna (EYS) neden olmaktadır.  Bunun sonucu çocukta, hedefteki ebeveyne karşı soğukluk, uzaklaşma, yabancılaşma ve çaresizliğini artırmaktadır. Çocukluk çağında yaşanan bu olumsuz deneyim yetişkinlik yıllarına taşınmakta ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde psikolojik sorunlara sebep olmaktadır. Bu nedenle EYS, sadece çocuk ve ebeveyn üzerinde olumsuz etki oluşturmamakta, gerek toplum sağlığını, gerekse toplumsal barışı etkileyen sonuçlara neden olmaktadır.
  • Çocuğu manipüle etmeye yönelik bu filler gerçekleştirilmese dahi, çocuğun bir ebeveyni ile ayda sadece iki defa görüşmesi yeterli olmamakta, duygusal olarak uzaklaşmaktadır. 
  • Mahkemenin tayin ettiği günlerde çocuğuyla görüşmesi engellenen ebeveyn, çocuğuyla görüşebilmek için icra takibi yapmaya mecbur kalmaktadır. 300-350 TL’yi bulan icra takibi giderlerini ödeme gücü olmayan ebeveynler ise çocuğu ile görüşememektedir.
  • İcra memuru ve polis eşliğinde çocuk teslimi yapılmakta, çocuğun ruh dünyasını hırpalayan olaylar yaşanmakta, vicdanı yaralayan görüntüler medyada yer almaktadır. Sadece ilgililer değil, tüm toplum bu uygulamadan oldukça rahatsızdır.
  • “Alacaklı” ve “borçlu” hanelerinde çocuğun annesi ve babasının adının yazdığı bu ‘icra emri’ ıstırabı[p1]  son bulmalıdır.
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ilk 100 gününde çocukların icradan teslim edilmesi uygulamasının kaldırılacağını taahhüt etmiş, “ TBMM’nin 100. Yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlandığı günlerde bile bu uygulamanın kaldırılmasına yönelik hiçbir gelişme kaydedilmemiştir.
  • Çocukların 1932’den bu yana, 88 yıldır bir eşya gibi icra marifetiyle ebeveynine teslim edilmesi 2020 Türkiye’sine yakışmamaktadır. Devletin, aile hayatına saygı gösterme yükümlülüğü ile bağdaşmayan bu uygulamaya derhal son verilmelidir. “

“Çocuk teslimi ve kişisel ilişki” sürecinin adli sistemin dışına çıkarılması, çocukların yüksek yararı gözetilerek acil yapılması gerekenler;

  • İç hukukun parçası olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek-7 No’lu Protokolü göz önünde bulundurularak boşanma sonrası ebeveyn ve çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin barışçıl yolla sürdürülmesi için ihtiyaç olan kurumsal yapı oluşturulmalı, mevzuat değişikliği gerçekleştirilmelidir.
  • Türk Medeni Kanun’unun 336.maddesi, çocuk merkezli ve çocuğun üstün yararına odaklanan yeni bir velayet sistemini temel alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.  
  • İcra İflas Kanunu’nun 25, 25/a ve 25/b maddeleri derhal ilga edilmeli, çocuk teslimi İcra İflas Kanunu dışına çıkarılmalıdır. 
  • Çocukların duygusal istismarı olan “Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu” hakkında gerek boşanma sürecindeki ebeveynler,  gerekse sürecin tüm aktörleri bilgilendirilmeli; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı konu ile ilgili farkındalık çalışmaları yapmalıdır. 

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Politikaları İzleme Kurulu