Kategori:
haberler

Tutuklanan Çocuklu ve Hamile Kadınlar Tahliye Edilmelidirler!

5275 sayılı Kanunun 16/4 maddesindeki “Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 6 ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır.” amir hükmü yeni düzenlemeyle hamile ve çocuklu kadınlarla ilgili 6 aylık sınır 1,5 yıla çıkarılıp, infazlarının ertelenmesi yönünde iyileştirmelere gidildiği halde, tutuklamalarda yargı makamlarınca gayri adil, gayri insani pratikler icra edilmeye devam edilmektedir.

En son örnek Adana’da yaşandı. İhtiyaç sahiplerine para ve erzak yardımı yaptıkları gerekçesiyle 63 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında 6 aylık bebeği olan Münevver Tekin de bulunmaktaydı.

Manisa’da tutuklanan Hatice Aydın 11 haftalık hamile idi. Eşinin kamuoyuna yaptığı açıklamaya göre düşük riski de bulunduğu ifade edilen Aydın aynı zamanda kronik bronşit hastası.

Ankara’da tutuklanan Sehat Sarı 5, Ümmiye Kara ise 7 aylık hamileler.

Sayısı tam bilinmemekle birlikte, ailelerinin kamuoyuna yansıttığı bilgiler sayesinde öğrendiğimize göre, hamile kadınlardan Nurhayat Yıldız 19 haftalık ikizlerini Sinop Cezaevinde, Hanife Çiftçi 3 aylık bebeğini Osmaniye T Tipi Cezaevinde, Gülden Aşık ise 10 haftalık bebeğini Bandırma Cezaevinde düşürmüştü.

Anlaşılan o ki yargı makamları bu hadiselerin “devlete karşı işlenen suçlar” kapsamında olmasından dolayı siyasi yönüne bakarak, infaz yasasının ‘ayrımcılık yasağı’ ve ‘eşitlik’ ilkelerinin çiğnendiği bölümlerini hukuka aykırı olmak kaydıyla referans almaktadırlar.

Oysa adli ya da siyasi, insan hayatı, yaşam ve sağlık hakkı herkes için istisnasız geçerli olmalıdır.

Sıraladığımız örneklere ek olarak, endişelerimizin cezaevlerindeki yüzlerce hamile, küçük çocuklu kadın ve çocuklar için de geçerli olduğunu, çocukların büyürken ihtiyacı olan psikolojik gelişimlerinin de konunun önemli bir veçhesini oluşturduğunun altını kalınca çiziyoruz.   

Gelecek Partisi olarak, Münevver Tekin, Hatice Aydın, Sehat Sarı ve Ümmiye Kara’nın tahliye edilmelerini talep ediyor ve tutukluluk tedbirlerinin aynı konumda olan yüzlerce kadın için uygulanmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor; hukukun ayrımsız, istisnasız, eşitlikçi şekilde uygulanmasının her şeyin üstünde tutulması gerektiği noktasında yetkili makamları uyarıyoruz!

İnsan Hakları Başkanlığı